

Brazilian Butt Lift (BBL) Ameliyat Sonrası Bakım Talimatları

Brazilian Butt Lift (BBL) Ameliyat Sonrası Bakım Talimatları

Brazilian Butt Lift (BBL) Ameliyat Sonrası Bakım Talimatları
Postoperatif (ameliyat sonrası) dönemdeki bakım süreci son derece önemlidir. İyileşme sürecini hızlandırmak ve kolaylaştırmak için dokularınıza kendisini yenilemesi için zaman tanımalı; sıvı tüketiminize, beslenme düzeninize ve uyku kalitenize azami özen göstermelisiniz. İyileşme süreci kişiden kişiye değişiklik gösterebileceğinden, bu süreçte her şeyden önce hekiminizin özel tavsiye ve yönlendirmelerini esas almanız gerekmektedir.
Postoperatif (ameliyat sonrası) dönemdeki bakım süreci son derece önemlidir. İyileşme sürecini hızlandırmak ve kolaylaştırmak için dokularınıza kendisini yenilemesi için zaman tanımalı; sıvı tüketiminize, beslenme düzeninize ve uyku kalitenize azami özen göstermelisiniz. İyileşme süreci kişiden kişiye değişiklik gösterebileceğinden, bu süreçte her şeyden önce hekiminizin özel tavsiye ve yönlendirmelerini esas almanız gerekmektedir.
Postoperatif (ameliyat sonrası) dönemdeki bakım süreci son derece önemlidir. İyileşme sürecini hızlandırmak ve kolaylaştırmak için dokularınıza kendisini yenilemesi için zaman tanımalı; sıvı tüketiminize, beslenme düzeninize ve uyku kalitenize azami özen göstermelisiniz. İyileşme süreci kişiden kişiye değişiklik gösterebileceğinden, bu süreçte her şeyden önce hekiminizin özel tavsiye ve yönlendirmelerini esas almanız gerekmektedir.

Rehabilitasyon sürecinde dikkat edilmesi gereken önemli hususlar
Ameliyat sonrasında, hekiminiz tarafından reçete edilen ilaçları (antibiyotikler, ağrı kesiciler vb.) düzenli olarak ve size belirtilen kullanım talimatlarına tam uyum sağlayarak alınız.
İlaçlarınız tamamen bitene kadar alkol tüketiminden kesinlikle kaçınınız.
Sigara, elektronik sigara, nikotin sakızları vb. ürünlerin tüketimine ameliyattan en erken 2 ila 4 hafta sonra başlayabilirsiniz.
Ağır işlerden, stresten, yorucu aktivitelerden, spordan, cinsel ilişkiden ve yüzmeden hekiminizin önerdiği süre boyunca kaçınmalısınız. Ameliyattan sonraki ilk 4-6 hafta boyunca spor ve fiziksel açıdan yorucu diğer tüm aktivitelerden uzak durmanız gerekmektedir.
Ameliyattan sonra kesi yerinde açılma, kızarıklık, şişlik veya karın alt bölgesinde sıvı birikmesi fark ederseniz, derhal klinik ekibiyle iletişime geçmeniz gerekmektedir.
Ameliyat sonrası iyileşme sürecindeki en kritik noktalardan biri oturma pozisyonudur. Operasyondan sonraki ilk 2 hafta boyunca kalça üzerine doğrudan oturulmaması önerilir. Genel olarak, yüzüstü veya yan yatış pozisyonunda uyunması tavsiye edilmektedir. Oturmanız gereken durumlarda ise mutlaka yuvarlak veya şişme bir yastık kullanmalısınız. Yastığı bacaklarınızın arasına yerleştirmek, kalçayı yukarıda tutarak enjekte edilen yağ greftleri üzerindeki baskıyı önleyecektir. Doğrudan kalça üzerine oturmak bu bölgedeki yağ dolaşımını ve doku beslenmesini olumsuz etkileyebileceğinden, kalıcı ve başarılı sonuçlar elde etmek adına bu talimatlara titizlikle uymanız son derece önemlidir.
Ameliyattan sonra kendinizi aşırı yormadan, her saat başı hafif yürüyüşler yapmaya başlayabilirsiniz. Yürümek kan dolaşımını düzenler ve kan pıhtısı oluşumunu engeller.
Cildinizdeki yaralar tamamen iyileşmeden ve doktorunuz onay vermeden havuza veya denize girmemelisiniz. Aksi takdirde, enfeksiyon gibi istenmeyen durumlarla karşılaşılabilir.
Ameliyatın başarıyla sonuçlanabilmesi için oturmaktan kaçınmanız gerekmektedir. Bu, iyileşme sürecinin en kritik aşamasıdır. Çömelme, gerinme ve başta zıplama olmak üzere yoğun fiziksel aktivitelerden uzak durunuz. Ne kadar çok dinlenirseniz, iyileşme süreciniz o kadar hızlı olacaktır.
İyileşme sürecinizi en iyi şekilde geçirmek ve operasyonun başarısını artırmak için yağ transferi yapılan bölgelere baskı uygulamaktan kaçınmalısınız. Bu sayede, transfer edilen yağ hücrelerinin vücuda daha hızlı ve sağlıklı bir şekilde tutunmasını sağlarsınız. Doğrudan kalçanızın üzerine oturmak, kan dolaşımını yavaşlatarak bu bölgedeki yağ hücrelerinin zarar görmesine neden olur. Bu hassas süreç boyunca kalça bölgenize baskı yapmamalı ve doğrudan oturmaktan kaçınmalısınız.
Güneş ışığı ve diğer ultraviyole radyasyonlar, yara bölgesinde yoğun pigmentasyon oluşumunu ve renk değişimlerini tetikler. Özellikle yara iyileşme sürecinin ilk aylarında, güneş ışınlarından korunmak büyük önem taşımaktadır.

Rehabilitasyon sürecinde dikkat edilmesi gereken önemli hususlar
Ameliyat sonrasında, hekiminiz tarafından reçete edilen ilaçları (antibiyotikler, ağrı kesiciler vb.) düzenli olarak ve size belirtilen kullanım talimatlarına tam uyum sağlayarak alınız.
İlaçlarınız tamamen bitene kadar alkol tüketiminden kesinlikle kaçınınız.
Sigara, elektronik sigara, nikotin sakızları vb. ürünlerin tüketimine ameliyattan en erken 2 ila 4 hafta sonra başlayabilirsiniz.
Ağır işlerden, stresten, yorucu aktivitelerden, spordan, cinsel ilişkiden ve yüzmeden hekiminizin önerdiği süre boyunca kaçınmalısınız. Ameliyattan sonraki ilk 4-6 hafta boyunca spor ve fiziksel açıdan yorucu diğer tüm aktivitelerden uzak durmanız gerekmektedir.
Ameliyattan sonra kesi yerinde açılma, kızarıklık, şişlik veya karın alt bölgesinde sıvı birikmesi fark ederseniz, derhal klinik ekibiyle iletişime geçmeniz gerekmektedir.
Ameliyat sonrası iyileşme sürecindeki en kritik noktalardan biri oturma pozisyonudur. Operasyondan sonraki ilk 2 hafta boyunca kalça üzerine doğrudan oturulmaması önerilir. Genel olarak, yüzüstü veya yan yatış pozisyonunda uyunması tavsiye edilmektedir. Oturmanız gereken durumlarda ise mutlaka yuvarlak veya şişme bir yastık kullanmalısınız. Yastığı bacaklarınızın arasına yerleştirmek, kalçayı yukarıda tutarak enjekte edilen yağ greftleri üzerindeki baskıyı önleyecektir. Doğrudan kalça üzerine oturmak bu bölgedeki yağ dolaşımını ve doku beslenmesini olumsuz etkileyebileceğinden, kalıcı ve başarılı sonuçlar elde etmek adına bu talimatlara titizlikle uymanız son derece önemlidir.
Ameliyattan sonra kendinizi aşırı yormadan, her saat başı hafif yürüyüşler yapmaya başlayabilirsiniz. Yürümek kan dolaşımını düzenler ve kan pıhtısı oluşumunu engeller.
Cildinizdeki yaralar tamamen iyileşmeden ve doktorunuz onay vermeden havuza veya denize girmemelisiniz. Aksi takdirde, enfeksiyon gibi istenmeyen durumlarla karşılaşılabilir.
Ameliyatın başarıyla sonuçlanabilmesi için oturmaktan kaçınmanız gerekmektedir. Bu, iyileşme sürecinin en kritik aşamasıdır. Çömelme, gerinme ve başta zıplama olmak üzere yoğun fiziksel aktivitelerden uzak durunuz. Ne kadar çok dinlenirseniz, iyileşme süreciniz o kadar hızlı olacaktır.
İyileşme sürecinizi en iyi şekilde geçirmek ve operasyonun başarısını artırmak için yağ transferi yapılan bölgelere baskı uygulamaktan kaçınmalısınız. Bu sayede, transfer edilen yağ hücrelerinin vücuda daha hızlı ve sağlıklı bir şekilde tutunmasını sağlarsınız. Doğrudan kalçanızın üzerine oturmak, kan dolaşımını yavaşlatarak bu bölgedeki yağ hücrelerinin zarar görmesine neden olur. Bu hassas süreç boyunca kalça bölgenize baskı yapmamalı ve doğrudan oturmaktan kaçınmalısınız.
Güneş ışığı ve diğer ultraviyole radyasyonlar, yara bölgesinde yoğun pigmentasyon oluşumunu ve renk değişimlerini tetikler. Özellikle yara iyileşme sürecinin ilk aylarında, güneş ışınlarından korunmak büyük önem taşımaktadır.

Rehabilitasyon sürecinde dikkat edilmesi gereken önemli hususlar
Ameliyat sonrasında, hekiminiz tarafından reçete edilen ilaçları (antibiyotikler, ağrı kesiciler vb.) düzenli olarak ve size belirtilen kullanım talimatlarına tam uyum sağlayarak alınız.
İlaçlarınız tamamen bitene kadar alkol tüketiminden kesinlikle kaçınınız.
Sigara, elektronik sigara, nikotin sakızları vb. ürünlerin tüketimine ameliyattan en erken 2 ila 4 hafta sonra başlayabilirsiniz.
Ağır işlerden, stresten, yorucu aktivitelerden, spordan, cinsel ilişkiden ve yüzmeden hekiminizin önerdiği süre boyunca kaçınmalısınız. Ameliyattan sonraki ilk 4-6 hafta boyunca spor ve fiziksel açıdan yorucu diğer tüm aktivitelerden uzak durmanız gerekmektedir.
Ameliyattan sonra kesi yerinde açılma, kızarıklık, şişlik veya karın alt bölgesinde sıvı birikmesi fark ederseniz, derhal klinik ekibiyle iletişime geçmeniz gerekmektedir.
Ameliyat sonrası iyileşme sürecindeki en kritik noktalardan biri oturma pozisyonudur. Operasyondan sonraki ilk 2 hafta boyunca kalça üzerine doğrudan oturulmaması önerilir. Genel olarak, yüzüstü veya yan yatış pozisyonunda uyunması tavsiye edilmektedir. Oturmanız gereken durumlarda ise mutlaka yuvarlak veya şişme bir yastık kullanmalısınız. Yastığı bacaklarınızın arasına yerleştirmek, kalçayı yukarıda tutarak enjekte edilen yağ greftleri üzerindeki baskıyı önleyecektir. Doğrudan kalça üzerine oturmak bu bölgedeki yağ dolaşımını ve doku beslenmesini olumsuz etkileyebileceğinden, kalıcı ve başarılı sonuçlar elde etmek adına bu talimatlara titizlikle uymanız son derece önemlidir.
Ameliyattan sonra kendinizi aşırı yormadan, her saat başı hafif yürüyüşler yapmaya başlayabilirsiniz. Yürümek kan dolaşımını düzenler ve kan pıhtısı oluşumunu engeller.
Cildinizdeki yaralar tamamen iyileşmeden ve doktorunuz onay vermeden havuza veya denize girmemelisiniz. Aksi takdirde, enfeksiyon gibi istenmeyen durumlarla karşılaşılabilir.
Ameliyatın başarıyla sonuçlanabilmesi için oturmaktan kaçınmanız gerekmektedir. Bu, iyileşme sürecinin en kritik aşamasıdır. Çömelme, gerinme ve başta zıplama olmak üzere yoğun fiziksel aktivitelerden uzak durunuz. Ne kadar çok dinlenirseniz, iyileşme süreciniz o kadar hızlı olacaktır.
İyileşme sürecinizi en iyi şekilde geçirmek ve operasyonun başarısını artırmak için yağ transferi yapılan bölgelere baskı uygulamaktan kaçınmalısınız. Bu sayede, transfer edilen yağ hücrelerinin vücuda daha hızlı ve sağlıklı bir şekilde tutunmasını sağlarsınız. Doğrudan kalçanızın üzerine oturmak, kan dolaşımını yavaşlatarak bu bölgedeki yağ hücrelerinin zarar görmesine neden olur. Bu hassas süreç boyunca kalça bölgenize baskı yapmamalı ve doğrudan oturmaktan kaçınmalısınız.
Güneş ışığı ve diğer ultraviyole radyasyonlar, yara bölgesinde yoğun pigmentasyon oluşumunu ve renk değişimlerini tetikler. Özellikle yara iyileşme sürecinin ilk aylarında, güneş ışınlarından korunmak büyük önem taşımaktadır.

Rehabilitasyon sürecinde ortaya çıkabilecek olası yan etkiler
Ameliyat sonrası ağrı, hassasiyet ve gerginlik hissi tamamen normaldir. Ayrıca, operasyondan kaynaklanan bu ağrılar, doktorunuz tarafından reçete edilen ağrı kesicilerle hafifletilebilir.
İlk günden itibaren ödem ve morluklar oluşabilir. Vücudun bu reaksiyonu tamamen normaldir ve endişelenecek bir durum yoktur. Morlukların 1-2 hafta içinde geçmesi beklenir. Tedavi edilen bölgelerde oluşan ödem ve morluklar nedeniyle, yağ dokusundaki azalma ilk başta fark edilmeyebilir. Bu durum hastaya geçici olarak olumsuz gibi görünse de, iyileşme sürecinin başarıyla devam ettiğinin kesin bir göstergesidir.
Otururken veya ayağa kalkarken gerginlik ve kasılmalar hissedebilirsiniz. Bu tamamen normal bir süreçtir. Kesinlikle ağır yük kaldırmamalı, koşmamalı ve kalça bölgenize darbe almaktan kaçınmalısınız.
Operasyon sonrasında şişlikler oluşabilir. Bu nedenle başlangıçta kalçanız arzuladığınızdan daha büyük veya asimetrik görünürse endişelenmeyin; bu tamamen normal bir durumdur. İyileşme süreci ilerledikçe hedeflediğiniz görünüme kavuşacaksınız.
Ameliyat sonrası iyileşme sürecinde hafif hareket kısıtlılığı yaşamanız tamamen normal bir durumdur.
Ameliyat bölgesinde uyuşukluk veya karıncalanma hissetmeniz mümkündür. Bu tamamen normal bir durum olup, ilgili bölgedeki sinirlerin iyileşme sürecinin doğal bir sonucudur.

Rehabilitasyon sürecinde ortaya çıkabilecek olası yan etkiler
Ameliyat sonrası ağrı, hassasiyet ve gerginlik hissi tamamen normaldir. Ayrıca, operasyondan kaynaklanan bu ağrılar, doktorunuz tarafından reçete edilen ağrı kesicilerle hafifletilebilir.
İlk günden itibaren ödem ve morluklar oluşabilir. Vücudun bu reaksiyonu tamamen normaldir ve endişelenecek bir durum yoktur. Morlukların 1-2 hafta içinde geçmesi beklenir. Tedavi edilen bölgelerde oluşan ödem ve morluklar nedeniyle, yağ dokusundaki azalma ilk başta fark edilmeyebilir. Bu durum hastaya geçici olarak olumsuz gibi görünse de, iyileşme sürecinin başarıyla devam ettiğinin kesin bir göstergesidir.
Otururken veya ayağa kalkarken gerginlik ve kasılmalar hissedebilirsiniz. Bu tamamen normal bir süreçtir. Kesinlikle ağır yük kaldırmamalı, koşmamalı ve kalça bölgenize darbe almaktan kaçınmalısınız.
Operasyon sonrasında şişlikler oluşabilir. Bu nedenle başlangıçta kalçanız arzuladığınızdan daha büyük veya asimetrik görünürse endişelenmeyin; bu tamamen normal bir durumdur. İyileşme süreci ilerledikçe hedeflediğiniz görünüme kavuşacaksınız.
Ameliyat sonrası iyileşme sürecinde hafif hareket kısıtlılığı yaşamanız tamamen normal bir durumdur.
Ameliyat bölgesinde uyuşukluk veya karıncalanma hissetmeniz mümkündür. Bu tamamen normal bir durum olup, ilgili bölgedeki sinirlerin iyileşme sürecinin doğal bir sonucudur.

Rehabilitasyon sürecinde ortaya çıkabilecek olası yan etkiler
Ameliyat sonrası ağrı, hassasiyet ve gerginlik hissi tamamen normaldir. Ayrıca, operasyondan kaynaklanan bu ağrılar, doktorunuz tarafından reçete edilen ağrı kesicilerle hafifletilebilir.
İlk günden itibaren ödem ve morluklar oluşabilir. Vücudun bu reaksiyonu tamamen normaldir ve endişelenecek bir durum yoktur. Morlukların 1-2 hafta içinde geçmesi beklenir. Tedavi edilen bölgelerde oluşan ödem ve morluklar nedeniyle, yağ dokusundaki azalma ilk başta fark edilmeyebilir. Bu durum hastaya geçici olarak olumsuz gibi görünse de, iyileşme sürecinin başarıyla devam ettiğinin kesin bir göstergesidir.
Otururken veya ayağa kalkarken gerginlik ve kasılmalar hissedebilirsiniz. Bu tamamen normal bir süreçtir. Kesinlikle ağır yük kaldırmamalı, koşmamalı ve kalça bölgenize darbe almaktan kaçınmalısınız.
Operasyon sonrasında şişlikler oluşabilir. Bu nedenle başlangıçta kalçanız arzuladığınızdan daha büyük veya asimetrik görünürse endişelenmeyin; bu tamamen normal bir durumdur. İyileşme süreci ilerledikçe hedeflediğiniz görünüme kavuşacaksınız.
Ameliyat sonrası iyileşme sürecinde hafif hareket kısıtlılığı yaşamanız tamamen normal bir durumdur.
Ameliyat bölgesinde uyuşukluk veya karıncalanma hissetmeniz mümkündür. Bu tamamen normal bir durum olup, ilgili bölgedeki sinirlerin iyileşme sürecinin doğal bir sonucudur.
İyileşme Sürecinde Yara İzi Tedavisi
Ameliyattan 21 gün, yani üç hafta sonra iz tedavisine başlanmalı ve bu tedaviye en az üç ay boyunca devam edilmelidir. En ideal sonuç için tedavinin altı ay sürmesi önerilir. Ameliyattan sonraki bir yıla kadar olan süreçte izin görünümünün henüz istenen düzeye ulaşmamış olması tamamen doğal bir durumdur. Bu durum endişe yaratmamalı ve tedaviyi yarıda kesme nedeni olmamalıdır. Düzenli olarak bakımı yapılan ve tedavi edilen bir yara dokusu, tedavi edilmeyen duruma kıyasla çok daha sağlıklı ve estetik bir görünüm kazanacaktır.
Bio-Oil sabah ve akşam temizlenmiş cilde uygulanmalı ve yara izinin üzerine masaj yapılarak yedirilmelidir. Açık yaralar bu yara izi tedavisinin dışındadır.
Sabahleyin Bio-Oil cilt tarafından tamamen emildikten sonra, üzerine silikon bazlı bir merhem uygulanır. Çoğu silikon jel kremi aynı etken maddelere sahiptir. Bu nedenle, eczacınızdan "yara izi tedavisi için silikon bazlı bir merhem" istemeniz yeterli olacaktır.
Bio-Oil'in aksine, silikon jel bir yapıştırıcı gibi ince bir tabaka halinde ve masaj yapmadan uygulanmalıdır. Silikon jel yarayı kaplayarak şişmesini önler. Bu nedenle, jelin yara izini tamamen kaplayacak şekilde düzgün ve eksiksiz bir yüzey halinde uygulanmasına özen gösterilmelidir.
Akşamları Bio-Oil üzerine bir silikon tabaka yerleştirilmelidir. Silikon jel tabakalar yeniden kullanılabilir özelliktedir ve kullanım ömürlerini iki hafta veya daha fazla süreye uzatmak için su ve sabunla yıkanabilirler. Silikon jeller gibi etki gösterirler ancak çok daha etkilidirler. Silikon tabakalar, yara tamamen iyileştikten veya kesideki dikişler alındıktan hemen sonra yara izinin üzerine uygulanır. Silikon tabaka tedavisi günde 24 saat boyunca etki gösterdiğinden, alternatif olan silikon jele kıyasla belirgin şekilde daha etkilidir. Bununla birlikte, yara izi üzerinde günde 8 ila 12 saat boyunca etki etmesi sağlandığı sürece krem ile yapılan tedavinin de aynı derecede başarılı olduğu kabul edilmektedir.
Yara izi tedavisinin başarısındaki en belirleyici faktörlerden biri cildin genel durumudur. Sağlıklı bir cilt yapısı için ise doğru beslenme hayati önem taşır. Çinko ve C vitamini takviyelerinin kullanımı, yara iyileşme sürecini belirgin ölçüde hızlandırmaktadır.
Ameliyat iplikleri 6 ay içinde kendiliğinden eridiği için, bu bölgelerde reaksiyon olarak akne benzeri küçük yaralar oluşabilir. Bu durum, iyileşme sürecinin son derece doğal bir parçasıdır. Söz konusu açık yaraların üzerine yara izi tedavisi uygulanmamalı, bunun yerine antibiyotikli krem sürülmelidir.
Klinik ekibimiz, size en uygun kremi veya doğru ilacı seçmeniz konusunda size destek olmaktan mutluluk duyacaktır.
İyileşme Sürecinde Yara İzi Tedavisi
Ameliyattan 21 gün, yani üç hafta sonra iz tedavisine başlanmalı ve bu tedaviye en az üç ay boyunca devam edilmelidir. En ideal sonuç için tedavinin altı ay sürmesi önerilir. Ameliyattan sonraki bir yıla kadar olan süreçte izin görünümünün henüz istenen düzeye ulaşmamış olması tamamen doğal bir durumdur. Bu durum endişe yaratmamalı ve tedaviyi yarıda kesme nedeni olmamalıdır. Düzenli olarak bakımı yapılan ve tedavi edilen bir yara dokusu, tedavi edilmeyen duruma kıyasla çok daha sağlıklı ve estetik bir görünüm kazanacaktır.
Bio-Oil sabah ve akşam temizlenmiş cilde uygulanmalı ve yara izinin üzerine masaj yapılarak yedirilmelidir. Açık yaralar bu yara izi tedavisinin dışındadır.
Sabahleyin Bio-Oil cilt tarafından tamamen emildikten sonra, üzerine silikon bazlı bir merhem uygulanır. Çoğu silikon jel kremi aynı etken maddelere sahiptir. Bu nedenle, eczacınızdan "yara izi tedavisi için silikon bazlı bir merhem" istemeniz yeterli olacaktır.
Bio-Oil'in aksine, silikon jel bir yapıştırıcı gibi ince bir tabaka halinde ve masaj yapmadan uygulanmalıdır. Silikon jel yarayı kaplayarak şişmesini önler. Bu nedenle, jelin yara izini tamamen kaplayacak şekilde düzgün ve eksiksiz bir yüzey halinde uygulanmasına özen gösterilmelidir.
Akşamları Bio-Oil üzerine bir silikon tabaka yerleştirilmelidir. Silikon jel tabakalar yeniden kullanılabilir özelliktedir ve kullanım ömürlerini iki hafta veya daha fazla süreye uzatmak için su ve sabunla yıkanabilirler. Silikon jeller gibi etki gösterirler ancak çok daha etkilidirler. Silikon tabakalar, yara tamamen iyileştikten veya kesideki dikişler alındıktan hemen sonra yara izinin üzerine uygulanır. Silikon tabaka tedavisi günde 24 saat boyunca etki gösterdiğinden, alternatif olan silikon jele kıyasla belirgin şekilde daha etkilidir. Bununla birlikte, yara izi üzerinde günde 8 ila 12 saat boyunca etki etmesi sağlandığı sürece krem ile yapılan tedavinin de aynı derecede başarılı olduğu kabul edilmektedir.
Yara izi tedavisinin başarısındaki en belirleyici faktörlerden biri cildin genel durumudur. Sağlıklı bir cilt yapısı için ise doğru beslenme hayati önem taşır. Çinko ve C vitamini takviyelerinin kullanımı, yara iyileşme sürecini belirgin ölçüde hızlandırmaktadır.
Ameliyat iplikleri 6 ay içinde kendiliğinden eridiği için, bu bölgelerde reaksiyon olarak akne benzeri küçük yaralar oluşabilir. Bu durum, iyileşme sürecinin son derece doğal bir parçasıdır. Söz konusu açık yaraların üzerine yara izi tedavisi uygulanmamalı, bunun yerine antibiyotikli krem sürülmelidir.
Klinik ekibimiz, size en uygun kremi veya doğru ilacı seçmeniz konusunda size destek olmaktan mutluluk duyacaktır.
İyileşme Sürecinde Yara İzi Tedavisi
Ameliyattan 21 gün, yani üç hafta sonra iz tedavisine başlanmalı ve bu tedaviye en az üç ay boyunca devam edilmelidir. En ideal sonuç için tedavinin altı ay sürmesi önerilir. Ameliyattan sonraki bir yıla kadar olan süreçte izin görünümünün henüz istenen düzeye ulaşmamış olması tamamen doğal bir durumdur. Bu durum endişe yaratmamalı ve tedaviyi yarıda kesme nedeni olmamalıdır. Düzenli olarak bakımı yapılan ve tedavi edilen bir yara dokusu, tedavi edilmeyen duruma kıyasla çok daha sağlıklı ve estetik bir görünüm kazanacaktır.
Bio-Oil sabah ve akşam temizlenmiş cilde uygulanmalı ve yara izinin üzerine masaj yapılarak yedirilmelidir. Açık yaralar bu yara izi tedavisinin dışındadır.
Sabahleyin Bio-Oil cilt tarafından tamamen emildikten sonra, üzerine silikon bazlı bir merhem uygulanır. Çoğu silikon jel kremi aynı etken maddelere sahiptir. Bu nedenle, eczacınızdan "yara izi tedavisi için silikon bazlı bir merhem" istemeniz yeterli olacaktır.
Bio-Oil'in aksine, silikon jel bir yapıştırıcı gibi ince bir tabaka halinde ve masaj yapmadan uygulanmalıdır. Silikon jel yarayı kaplayarak şişmesini önler. Bu nedenle, jelin yara izini tamamen kaplayacak şekilde düzgün ve eksiksiz bir yüzey halinde uygulanmasına özen gösterilmelidir.
Akşamları Bio-Oil üzerine bir silikon tabaka yerleştirilmelidir. Silikon jel tabakalar yeniden kullanılabilir özelliktedir ve kullanım ömürlerini iki hafta veya daha fazla süreye uzatmak için su ve sabunla yıkanabilirler. Silikon jeller gibi etki gösterirler ancak çok daha etkilidirler. Silikon tabakalar, yara tamamen iyileştikten veya kesideki dikişler alındıktan hemen sonra yara izinin üzerine uygulanır. Silikon tabaka tedavisi günde 24 saat boyunca etki gösterdiğinden, alternatif olan silikon jele kıyasla belirgin şekilde daha etkilidir. Bununla birlikte, yara izi üzerinde günde 8 ila 12 saat boyunca etki etmesi sağlandığı sürece krem ile yapılan tedavinin de aynı derecede başarılı olduğu kabul edilmektedir.
Yara izi tedavisinin başarısındaki en belirleyici faktörlerden biri cildin genel durumudur. Sağlıklı bir cilt yapısı için ise doğru beslenme hayati önem taşır. Çinko ve C vitamini takviyelerinin kullanımı, yara iyileşme sürecini belirgin ölçüde hızlandırmaktadır.
Ameliyat iplikleri 6 ay içinde kendiliğinden eridiği için, bu bölgelerde reaksiyon olarak akne benzeri küçük yaralar oluşabilir. Bu durum, iyileşme sürecinin son derece doğal bir parçasıdır. Söz konusu açık yaraların üzerine yara izi tedavisi uygulanmamalı, bunun yerine antibiyotikli krem sürülmelidir.
Klinik ekibimiz, size en uygun kremi veya doğru ilacı seçmeniz konusunda size destek olmaktan mutluluk duyacaktır.
Rehabilitasyon Sürecine İlişkin Önemli Bilgiler
Ameliyattan sonra, bu bölgeyi korumak amacıyla cerrahi müdahale alanı Omnistrip bantlar ile kapatılır. Bu bantlar, dikiş hattındaki gerginliği azaltarak yara izinin minimum düzeyde kalmasını sağlar. Bantları, operasyondan 2 hafta sonra duş alırken çıkarabilirsiniz. Duş sırasındaki su ve buhar, cilt üzerindeki yapışkanın çözülmesini sağlayarak bantların daha kolay çıkmasına yardımcı olur. Bu işlem sırasında bantlar son derece nazik bir şekilde çekilmelidir. Eğer bantlar kolayca çıkmıyorsa, cildin tahriş olmasını veya dikiş yerinin yeniden açılmasını önlemek adına zorla çekilmemeli ve çıkarılmaya çalışılmamalıdır.
Ameliyat sonrası hijyen ile ilgili olarak: Eğer dren yerleştirildiyse, bu drenin çıkarılmasından 2 gün sonra duş alınabilir. Dren yerleştirilmediyse, kontrol muayenesinin ardından duş almak mümkündür. Ayrıca, steril bantlar su geçirmez özelliğe sahiptir ve dikişlerinizi sudan korur. Yaklaşık bir hafta, en fazla 10 gün sonra, bu bantlar duş sırasında çıkarılabilir.
Ameliyat sırasında, operasyon bölgesinde kan birikmesini önlemek amacıyla hastaya bir dren yerleştirilir. Bu işlem, operasyon alanının steril kalmasını ve kontrol altında tutulmasını sağlar. Dren, liposuction işleminden sonraki yaklaşık 13 gün içinde çıkarılır. Ancak bu süre, hekimin talimatlarına bağlı olarak kişiye özel değişiklik gösterebilir. Hastalar, kontrol günü hariç olmak üzere, drenlerini (varsa) her sabah düzenli olarak boşaltmalıdır.
İyileşme süreci boyunca hastanın aşırı tuzlu ve işlenmiş gıdalar tüketmekten kaçınması gerekmektedir. Bu tür gıdaların tüketimi, vücutta riskli ödem oluşumunu artırır. Buna karşın, hastanın sıvı tüketimini belirgin şekilde artırması önerilir. Ödemler ilk dört hafta içinde hızla azalabilir; ancak nihai sonuca ulaşılması 6 ay ile bir yıl arasında bir süreyi bulabilir.
Ameliyat sonrası ilk dönemde, otururken kalça bölgesine doğrudan basınç uygulanmasını önlemek amacıyla uylukların arkasına yerleştirilecek özel bir yastık (BBL yastığı) kullanılması tavsiye edilmektedir.
Operasyon sonrasında, tedavi edilen alanların sağlıklı bir şekilde iyileşebilmesi için özel bir korse giyilmesi büyük önem taşımaktadır. Yağ alınan bölgelerin düzgün bir şekilde iyileşmesini sağlamak amacıyla bu özel korseyi 6 hafta boyunca kullanmalısınız. Bu yöntem ayrıca ödemi en aza indirmek, konforunuzu artırmak ve cildin iyileşme sürecini desteklemek amacıyla da uygulanmaktadır.
Ameliyat sonrasında, hekiminizin talimatlarına uyduğunuz sürece sosyal hayatınıza hemen geri dönebilirsiniz. Bununla birlikte, iyileşme sürecinizin güvenliği için ilk 3 ay boyunca temkinli olmanız, fiziksel aktiviteler sırasında ağır veya zorlayıcı hareketlerden kaçınmanız önemle tavsiye edilir.
Normal yaşantınıza döndükten sonra sağlıklı bir beslenme düzeni sürdürür ve düzenli egzersiz yaparsanız, hem kilonuzu hem de poponuzun yeni formunu uzun süre koruyabilirsiniz. Egzersiz yaparken, gluteus maximus kasını aşırı zorlayacak squat (çömelme) hareketlerinden kaçınmalısınız.
Ameliyat sonrası pansuman, hekiminizin talimatları doğrultusunda yapılacaktır. Varsa dikişleriniz alınır. Ancak, operasyon sırasında kullanılan dikişler genellikle gizli ve estetik dikişler olduğundan dikiş alınması gerekmemektedir.
Postoperatif bandaj, doktorunuzun önerdiği şekilde uygulanmalıdır. Dikişlerin planlandığı gibi kendiliğinden düşmesini sağlamak amacıyla, bandajlar üzerinde oluşabilecek olası kirlenmenin nasıl önleneceği veya temizleneceği konusunda size detaylı ve kesin bilgilendirme yapılacaktır. Dikişleriniz varsa, bunlar alınacaktır. Cerrahi dikişler genellikle gizli ve estetik dikişler olduğu için ek bir yara izi giderme işlemine gerek duyulmaz.
Diren kullanan hastalar için: Direnin boşaltılmasından önce ve sonra ellerin temiz olmasına azami özen gösterilmelidir. Kontrol randevunuzdan önce diren boşaltma işlemini anlatan bilgilendirici videomuza linke tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Rehabilitasyon Sürecine İlişkin Önemli Bilgiler
Ameliyattan sonra, bu bölgeyi korumak amacıyla cerrahi müdahale alanı Omnistrip bantlar ile kapatılır. Bu bantlar, dikiş hattındaki gerginliği azaltarak yara izinin minimum düzeyde kalmasını sağlar. Bantları, operasyondan 2 hafta sonra duş alırken çıkarabilirsiniz. Duş sırasındaki su ve buhar, cilt üzerindeki yapışkanın çözülmesini sağlayarak bantların daha kolay çıkmasına yardımcı olur. Bu işlem sırasında bantlar son derece nazik bir şekilde çekilmelidir. Eğer bantlar kolayca çıkmıyorsa, cildin tahriş olmasını veya dikiş yerinin yeniden açılmasını önlemek adına zorla çekilmemeli ve çıkarılmaya çalışılmamalıdır.
Ameliyat sonrası hijyen ile ilgili olarak: Eğer dren yerleştirildiyse, bu drenin çıkarılmasından 2 gün sonra duş alınabilir. Dren yerleştirilmediyse, kontrol muayenesinin ardından duş almak mümkündür. Ayrıca, steril bantlar su geçirmez özelliğe sahiptir ve dikişlerinizi sudan korur. Yaklaşık bir hafta, en fazla 10 gün sonra, bu bantlar duş sırasında çıkarılabilir.
Ameliyat sırasında, operasyon bölgesinde kan birikmesini önlemek amacıyla hastaya bir dren yerleştirilir. Bu işlem, operasyon alanının steril kalmasını ve kontrol altında tutulmasını sağlar. Dren, liposuction işleminden sonraki yaklaşık 13 gün içinde çıkarılır. Ancak bu süre, hekimin talimatlarına bağlı olarak kişiye özel değişiklik gösterebilir. Hastalar, kontrol günü hariç olmak üzere, drenlerini (varsa) her sabah düzenli olarak boşaltmalıdır.
İyileşme süreci boyunca hastanın aşırı tuzlu ve işlenmiş gıdalar tüketmekten kaçınması gerekmektedir. Bu tür gıdaların tüketimi, vücutta riskli ödem oluşumunu artırır. Buna karşın, hastanın sıvı tüketimini belirgin şekilde artırması önerilir. Ödemler ilk dört hafta içinde hızla azalabilir; ancak nihai sonuca ulaşılması 6 ay ile bir yıl arasında bir süreyi bulabilir.
Ameliyat sonrası ilk dönemde, otururken kalça bölgesine doğrudan basınç uygulanmasını önlemek amacıyla uylukların arkasına yerleştirilecek özel bir yastık (BBL yastığı) kullanılması tavsiye edilmektedir.
Operasyon sonrasında, tedavi edilen alanların sağlıklı bir şekilde iyileşebilmesi için özel bir korse giyilmesi büyük önem taşımaktadır. Yağ alınan bölgelerin düzgün bir şekilde iyileşmesini sağlamak amacıyla bu özel korseyi 6 hafta boyunca kullanmalısınız. Bu yöntem ayrıca ödemi en aza indirmek, konforunuzu artırmak ve cildin iyileşme sürecini desteklemek amacıyla da uygulanmaktadır.
Ameliyat sonrasında, hekiminizin talimatlarına uyduğunuz sürece sosyal hayatınıza hemen geri dönebilirsiniz. Bununla birlikte, iyileşme sürecinizin güvenliği için ilk 3 ay boyunca temkinli olmanız, fiziksel aktiviteler sırasında ağır veya zorlayıcı hareketlerden kaçınmanız önemle tavsiye edilir.
Normal yaşantınıza döndükten sonra sağlıklı bir beslenme düzeni sürdürür ve düzenli egzersiz yaparsanız, hem kilonuzu hem de poponuzun yeni formunu uzun süre koruyabilirsiniz. Egzersiz yaparken, gluteus maximus kasını aşırı zorlayacak squat (çömelme) hareketlerinden kaçınmalısınız.
Ameliyat sonrası pansuman, hekiminizin talimatları doğrultusunda yapılacaktır. Varsa dikişleriniz alınır. Ancak, operasyon sırasında kullanılan dikişler genellikle gizli ve estetik dikişler olduğundan dikiş alınması gerekmemektedir.
Postoperatif bandaj, doktorunuzun önerdiği şekilde uygulanmalıdır. Dikişlerin planlandığı gibi kendiliğinden düşmesini sağlamak amacıyla, bandajlar üzerinde oluşabilecek olası kirlenmenin nasıl önleneceği veya temizleneceği konusunda size detaylı ve kesin bilgilendirme yapılacaktır. Dikişleriniz varsa, bunlar alınacaktır. Cerrahi dikişler genellikle gizli ve estetik dikişler olduğu için ek bir yara izi giderme işlemine gerek duyulmaz.
Diren kullanan hastalar için: Direnin boşaltılmasından önce ve sonra ellerin temiz olmasına azami özen gösterilmelidir. Kontrol randevunuzdan önce diren boşaltma işlemini anlatan bilgilendirici videomuza linke tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Rehabilitasyon Sürecine İlişkin Önemli Bilgiler
Ameliyattan sonra, bu bölgeyi korumak amacıyla cerrahi müdahale alanı Omnistrip bantlar ile kapatılır. Bu bantlar, dikiş hattındaki gerginliği azaltarak yara izinin minimum düzeyde kalmasını sağlar. Bantları, operasyondan 2 hafta sonra duş alırken çıkarabilirsiniz. Duş sırasındaki su ve buhar, cilt üzerindeki yapışkanın çözülmesini sağlayarak bantların daha kolay çıkmasına yardımcı olur. Bu işlem sırasında bantlar son derece nazik bir şekilde çekilmelidir. Eğer bantlar kolayca çıkmıyorsa, cildin tahriş olmasını veya dikiş yerinin yeniden açılmasını önlemek adına zorla çekilmemeli ve çıkarılmaya çalışılmamalıdır.
Ameliyat sonrası hijyen ile ilgili olarak: Eğer dren yerleştirildiyse, bu drenin çıkarılmasından 2 gün sonra duş alınabilir. Dren yerleştirilmediyse, kontrol muayenesinin ardından duş almak mümkündür. Ayrıca, steril bantlar su geçirmez özelliğe sahiptir ve dikişlerinizi sudan korur. Yaklaşık bir hafta, en fazla 10 gün sonra, bu bantlar duş sırasında çıkarılabilir.
Ameliyat sırasında, operasyon bölgesinde kan birikmesini önlemek amacıyla hastaya bir dren yerleştirilir. Bu işlem, operasyon alanının steril kalmasını ve kontrol altında tutulmasını sağlar. Dren, liposuction işleminden sonraki yaklaşık 13 gün içinde çıkarılır. Ancak bu süre, hekimin talimatlarına bağlı olarak kişiye özel değişiklik gösterebilir. Hastalar, kontrol günü hariç olmak üzere, drenlerini (varsa) her sabah düzenli olarak boşaltmalıdır.
İyileşme süreci boyunca hastanın aşırı tuzlu ve işlenmiş gıdalar tüketmekten kaçınması gerekmektedir. Bu tür gıdaların tüketimi, vücutta riskli ödem oluşumunu artırır. Buna karşın, hastanın sıvı tüketimini belirgin şekilde artırması önerilir. Ödemler ilk dört hafta içinde hızla azalabilir; ancak nihai sonuca ulaşılması 6 ay ile bir yıl arasında bir süreyi bulabilir.
Ameliyat sonrası ilk dönemde, otururken kalça bölgesine doğrudan basınç uygulanmasını önlemek amacıyla uylukların arkasına yerleştirilecek özel bir yastık (BBL yastığı) kullanılması tavsiye edilmektedir.
Operasyon sonrasında, tedavi edilen alanların sağlıklı bir şekilde iyileşebilmesi için özel bir korse giyilmesi büyük önem taşımaktadır. Yağ alınan bölgelerin düzgün bir şekilde iyileşmesini sağlamak amacıyla bu özel korseyi 6 hafta boyunca kullanmalısınız. Bu yöntem ayrıca ödemi en aza indirmek, konforunuzu artırmak ve cildin iyileşme sürecini desteklemek amacıyla da uygulanmaktadır.
Ameliyat sonrasında, hekiminizin talimatlarına uyduğunuz sürece sosyal hayatınıza hemen geri dönebilirsiniz. Bununla birlikte, iyileşme sürecinizin güvenliği için ilk 3 ay boyunca temkinli olmanız, fiziksel aktiviteler sırasında ağır veya zorlayıcı hareketlerden kaçınmanız önemle tavsiye edilir.
Normal yaşantınıza döndükten sonra sağlıklı bir beslenme düzeni sürdürür ve düzenli egzersiz yaparsanız, hem kilonuzu hem de poponuzun yeni formunu uzun süre koruyabilirsiniz. Egzersiz yaparken, gluteus maximus kasını aşırı zorlayacak squat (çömelme) hareketlerinden kaçınmalısınız.
Ameliyat sonrası pansuman, hekiminizin talimatları doğrultusunda yapılacaktır. Varsa dikişleriniz alınır. Ancak, operasyon sırasında kullanılan dikişler genellikle gizli ve estetik dikişler olduğundan dikiş alınması gerekmemektedir.
Postoperatif bandaj, doktorunuzun önerdiği şekilde uygulanmalıdır. Dikişlerin planlandığı gibi kendiliğinden düşmesini sağlamak amacıyla, bandajlar üzerinde oluşabilecek olası kirlenmenin nasıl önleneceği veya temizleneceği konusunda size detaylı ve kesin bilgilendirme yapılacaktır. Dikişleriniz varsa, bunlar alınacaktır. Cerrahi dikişler genellikle gizli ve estetik dikişler olduğu için ek bir yara izi giderme işlemine gerek duyulmaz.
Diren kullanan hastalar için: Direnin boşaltılmasından önce ve sonra ellerin temiz olmasına azami özen gösterilmelidir. Kontrol randevunuzdan önce diren boşaltma işlemini anlatan bilgilendirici videomuza linke tıklayarak ulaşabilirsiniz.


2008'den beri danışma merkezi.
2012'den beri TÜV onaylı
Sizi kliniğimizde ağırlamaktan mutluluk duyarız.
2008'den beri hizmet veren danışma merkezimiz
Herrenstrasse 14 D-76437 Rastatt
Pazartesi - Cuma 09:00 - 18:00 saatleri arası
Cumartesi: 10:00 - 14:00 saatleri arası
Ücretsiz Danışma Hattı: 0800 900 24 24
Danışma Merkezi:
+90 216 693 10 34

2008'den beri danışma merkezi.
2012'den beri TÜV onaylı
Sizi kliniğimizde ağırlamaktan mutluluk duyarız.
2008'den beri hizmet veren danışma merkezimiz
Herrenstrasse 14 D-76437 Rastatt
Pazartesi - Cuma 09:00 - 18:00 saatleri arası
Cumartesi: 10:00 - 14:00 saatleri arası
Ücretsiz Danışma Hattı: 0800 900 24 24
Danışma Merkezi:
+90 216 693 10 34
Telif Hakkı © Beauty Travels 24 2026

2008'den beri danışma merkezi.
2012'den beri TÜV onaylı

