
Blefaroplasti Ameliyat Sonrası Bakım Talimatları

Blefaroplasti Ameliyat Sonrası Bakım Talimatları

Blefaroplasti Ameliyat Sonrası Bakım Talimatları
Postoperatif (ameliyat sonrası) dönemdeki bakım süreci son derece önemlidir. İyileşme sürecini hızlandırmak ve kolaylaştırmak için dokularınıza kendisini yenilemesi için zaman tanımalı; sıvı tüketiminize, beslenme düzeninize ve uyku kalitenize azami özen göstermelisiniz. İyileşme süreci kişiden kişiye değişiklik gösterebileceğinden, bu süreçte her şeyden önce hekiminizin özel tavsiye ve yönlendirmelerini esas almanız gerekmektedir.
Postoperatif (ameliyat sonrası) dönemdeki bakım süreci son derece önemlidir. İyileşme sürecini hızlandırmak ve kolaylaştırmak için dokularınıza kendisini yenilemesi için zaman tanımalı; sıvı tüketiminize, beslenme düzeninize ve uyku kalitenize azami özen göstermelisiniz. İyileşme süreci kişiden kişiye değişiklik gösterebileceğinden, bu süreçte her şeyden önce hekiminizin özel tavsiye ve yönlendirmelerini esas almanız gerekmektedir.
Postoperatif (ameliyat sonrası) dönemdeki bakım süreci son derece önemlidir. İyileşme sürecini hızlandırmak ve kolaylaştırmak için dokularınıza kendisini yenilemesi için zaman tanımalı; sıvı tüketiminize, beslenme düzeninize ve uyku kalitenize azami özen göstermelisiniz. İyileşme süreci kişiden kişiye değişiklik gösterebileceğinden, bu süreçte her şeyden önce hekiminizin özel tavsiye ve yönlendirmelerini esas almanız gerekmektedir.

Rehabilitasyon sürecinde dikkat edilmesi gereken önemli hususlar
Ameliyat sonrasında, hekiminiz tarafından reçete edilen ilaçları (antibiyotikler, ağrı kesiciler vb.) düzenli olarak ve size belirtilen kullanım talimatlarına tam uyum sağlayarak alınız.
İlaçlarınız tamamen bitene kadar alkol tüketiminden kesinlikle kaçınınız.
Sigara, elektronik sigara, nikotin sakızları vb. ürünlerin tüketimine ameliyattan en erken 2 ila 4 hafta sonra başlayabilirsiniz.
Ameliyattan sonraki 3. günden itibaren göz çevresindeki ödem azalmaya başlar. Bu dönemde fiziksel aktiviteler kademeli olarak artırılabilir. 2. günden itibaren göz çevresinin suyla temas etmesinde bir sakınca yoktur.
Ameliyattan sonra 10 gün boyunca işlem yapılan bölgeye makyaj yapmamanız gerekmektedir. Bu sürenin sonuna kadar göz çevresine ve tedavi edilen alana hiçbir kozmetik veya makyaj ürünü uygulamayın. Aksi takdirde, enfeksiyon riski oluşabilir.
Ameliyattan sonraki 2 hafta boyunca okuma, bilgisayar kullanımı veya televizyon izleme gibi göz kuruluğuna yol açabilecek faaliyetlerden kaçınmanız son derece önemlidir.
Ameliyattan sonra bir ay boyunca deniz, havuz, Türk hamamı, solaryum ve sauna gibi yerlerden kaçınmalısınız. Bu tür ortamlar, dikiş hattının enfeksiyon kapma riskini taşımaktadır.
Ameliyat sonrası istirahat döneminde başınızı birkaç yastıkla destekleyerek yüksekte tutmanız, ödem oluşumunu azaltmaya yardımcı olacaktır. Yüz bölgesindeki basıncı azaltmak için yatakta yarı oturur pozisyonda yatmalısınız. Mümkün olduğunca sırt üstü yatmalı ve yan yatış pozisyonlarından kaçınmalısınız.
Bu işlemler gerçekleştirilirken dikkatli olunması son derece önemlidir. Sert ve ani hareketlerden kaçınılmalıdır. İtme, ağır kaldırma, şiddetli öksürme ve öne eğilme gibi basıncı artıran aktivitelerden kesinlikle uzak durulmalıdır.
Gözlerinizi kesinlikle ovuşturmamalı ve dikişler üzerine herhangi bir baskı uygulamamalısınız.
Operasyon sonrasında, ödem kontrolünü sağlamak amacıyla göz çevresine soğuk kompres uygulanması tavsiye edilir. Bu uygulama, 1. gün saat başı 10-15 dakika, 2. gün iki saatte bir 10-15 dakika ve 3. günden itibaren birkaç hafta boyunca sabahları 5-10 dakika süreyle yapılmalıdır.
Ameliyat sonrasında hastanın gözlerini güneş ışığından koruması gerekmektedir. Bu amaçla, UV filtreli bir güneş gözlüğü tercih edebilirsiniz.

Rehabilitasyon sürecinde dikkat edilmesi gereken önemli hususlar
Ameliyat sonrasında, hekiminiz tarafından reçete edilen ilaçları (antibiyotikler, ağrı kesiciler vb.) düzenli olarak ve size belirtilen kullanım talimatlarına tam uyum sağlayarak alınız.
İlaçlarınız tamamen bitene kadar alkol tüketiminden kesinlikle kaçınınız.
Sigara, elektronik sigara, nikotin sakızları vb. ürünlerin tüketimine ameliyattan en erken 2 ila 4 hafta sonra başlayabilirsiniz.
Ameliyattan sonraki 3. günden itibaren göz çevresindeki ödem azalmaya başlar. Bu dönemde fiziksel aktiviteler kademeli olarak artırılabilir. 2. günden itibaren göz çevresinin suyla temas etmesinde bir sakınca yoktur.
Ameliyattan sonra 10 gün boyunca işlem yapılan bölgeye makyaj yapmamanız gerekmektedir. Bu sürenin sonuna kadar göz çevresine ve tedavi edilen alana hiçbir kozmetik veya makyaj ürünü uygulamayın. Aksi takdirde, enfeksiyon riski oluşabilir.
Ameliyattan sonraki 2 hafta boyunca okuma, bilgisayar kullanımı veya televizyon izleme gibi göz kuruluğuna yol açabilecek faaliyetlerden kaçınmanız son derece önemlidir.
Ameliyattan sonra bir ay boyunca deniz, havuz, Türk hamamı, solaryum ve sauna gibi yerlerden kaçınmalısınız. Bu tür ortamlar, dikiş hattının enfeksiyon kapma riskini taşımaktadır.
Ameliyat sonrası istirahat döneminde başınızı birkaç yastıkla destekleyerek yüksekte tutmanız, ödem oluşumunu azaltmaya yardımcı olacaktır. Yüz bölgesindeki basıncı azaltmak için yatakta yarı oturur pozisyonda yatmalısınız. Mümkün olduğunca sırt üstü yatmalı ve yan yatış pozisyonlarından kaçınmalısınız.
Bu işlemler gerçekleştirilirken dikkatli olunması son derece önemlidir. Sert ve ani hareketlerden kaçınılmalıdır. İtme, ağır kaldırma, şiddetli öksürme ve öne eğilme gibi basıncı artıran aktivitelerden kesinlikle uzak durulmalıdır.
Gözlerinizi kesinlikle ovuşturmamalı ve dikişler üzerine herhangi bir baskı uygulamamalısınız.
Operasyon sonrasında, ödem kontrolünü sağlamak amacıyla göz çevresine soğuk kompres uygulanması tavsiye edilir. Bu uygulama, 1. gün saat başı 10-15 dakika, 2. gün iki saatte bir 10-15 dakika ve 3. günden itibaren birkaç hafta boyunca sabahları 5-10 dakika süreyle yapılmalıdır.
Ameliyat sonrasında hastanın gözlerini güneş ışığından koruması gerekmektedir. Bu amaçla, UV filtreli bir güneş gözlüğü tercih edebilirsiniz.

Rehabilitasyon sürecinde dikkat edilmesi gereken önemli hususlar
Ameliyat sonrasında, hekiminiz tarafından reçete edilen ilaçları (antibiyotikler, ağrı kesiciler vb.) düzenli olarak ve size belirtilen kullanım talimatlarına tam uyum sağlayarak alınız.
İlaçlarınız tamamen bitene kadar alkol tüketiminden kesinlikle kaçınınız.
Sigara, elektronik sigara, nikotin sakızları vb. ürünlerin tüketimine ameliyattan en erken 2 ila 4 hafta sonra başlayabilirsiniz.
Ameliyattan sonraki 3. günden itibaren göz çevresindeki ödem azalmaya başlar. Bu dönemde fiziksel aktiviteler kademeli olarak artırılabilir. 2. günden itibaren göz çevresinin suyla temas etmesinde bir sakınca yoktur.
Ameliyattan sonra 10 gün boyunca işlem yapılan bölgeye makyaj yapmamanız gerekmektedir. Bu sürenin sonuna kadar göz çevresine ve tedavi edilen alana hiçbir kozmetik veya makyaj ürünü uygulamayın. Aksi takdirde, enfeksiyon riski oluşabilir.
Ameliyattan sonraki 2 hafta boyunca okuma, bilgisayar kullanımı veya televizyon izleme gibi göz kuruluğuna yol açabilecek faaliyetlerden kaçınmanız son derece önemlidir.
Ameliyattan sonra bir ay boyunca deniz, havuz, Türk hamamı, solaryum ve sauna gibi yerlerden kaçınmalısınız. Bu tür ortamlar, dikiş hattının enfeksiyon kapma riskini taşımaktadır.
Ameliyat sonrası istirahat döneminde başınızı birkaç yastıkla destekleyerek yüksekte tutmanız, ödem oluşumunu azaltmaya yardımcı olacaktır. Yüz bölgesindeki basıncı azaltmak için yatakta yarı oturur pozisyonda yatmalısınız. Mümkün olduğunca sırt üstü yatmalı ve yan yatış pozisyonlarından kaçınmalısınız.
Bu işlemler gerçekleştirilirken dikkatli olunması son derece önemlidir. Sert ve ani hareketlerden kaçınılmalıdır. İtme, ağır kaldırma, şiddetli öksürme ve öne eğilme gibi basıncı artıran aktivitelerden kesinlikle uzak durulmalıdır.
Gözlerinizi kesinlikle ovuşturmamalı ve dikişler üzerine herhangi bir baskı uygulamamalısınız.
Operasyon sonrasında, ödem kontrolünü sağlamak amacıyla göz çevresine soğuk kompres uygulanması tavsiye edilir. Bu uygulama, 1. gün saat başı 10-15 dakika, 2. gün iki saatte bir 10-15 dakika ve 3. günden itibaren birkaç hafta boyunca sabahları 5-10 dakika süreyle yapılmalıdır.
Ameliyat sonrasında hastanın gözlerini güneş ışığından koruması gerekmektedir. Bu amaçla, UV filtreli bir güneş gözlüğü tercih edebilirsiniz.

Rehabilitasyon sürecinde ortaya çıkabilecek olası yan etkiler
Hekiminiz, göz çevrenize uygulamanız için size bir merhem reçete edecektir. Merhemi uyguladıktan sonra geçici olarak bulanık görmeniz normaldir; endişelenmenize gerek yoktur.
Operasyon tamamlandıktan sonra gözkapağınız Omnistrip bantları ile kapatılacaktır. Bu bantlar görmenize engel teşkil etmeyecektir. Gözkapaklarını kapatan bu bantlardan sızıntı olması ve hafif kanama görülmesi normaldir. Aşırı efor, öksürme ve hapşırma kanamayı artırabilir.
Prosedürden sonraki ilk birkaç gün içinde göz çevresinde gerginlik hissi, batma ve yanma meydana gelebilir.
Hem üst hem de alt göz kapağı derisi ve deri altı dokusu oldukça ince ve özel anatomik bölgelerdir. Ameliyat sonrasında az veya çok miktarda şişlik ve morluk oluşması son derece doğal bir süreçtir. Bu durum kişiden kişiye değişiklik göstermekle birlikte, bazı hastalarda hafif seyrederken diğerlerinde daha belirgin morluk ve şişlikler görülebilir. Lütfen endişelenmeyiniz. Bu şişlikler ve morluklar ilk 2 gün artış gösterir, 3. günden itibaren ise kademeli olarak azalmaya başlar. Ameliyat sonrasında düzenli olarak buz uygulamasına özen göstermeniz, morluk ve şişliklerin en aza indirilmesine yardımcı olacaktır.
Göz çevresindeki bantlar çıkarıldığında ve dikişler alındığında, göz çevresinde hafif sarımsı morlukların oluşması tamamen doğal bir süreçtir. Bu morluklar günden güne azalarak kaybolacaktır.
İlk haftalarda üst göz kapağı kıvrımında ve alt göz kapağında (kirpiklerin hemen altında) ince, pembe bir çizgi görülebilir.
Bazı durumlarda, gözün dış kenarının bir göz bandı (kantopeksi) yardımıyla askıya alınması gerekebilir. İlk hafta boyunca, bu askılama işlemi nedeniyle gözler hafifçe çekik görünebilir. Bu yöntemin uygulanmasının amacı, gözün yuvarlak bir şekil almasını önlemek ve doğal formunun korunmasını sağlamaktır.
Üst göz kapağı ameliyatlarından sonra, gözde yanma ve batma şeklinde ortaya çıkan ve gözün içinde kum taneleri varmış hissi veren kuru göz şikayetleri görülebilir. Bu durum geçicidir; rahatlama sağlamak amacıyla suni gözyaşı damlaları kullanılabilir.
Göz kapağı ameliyatının geçici bir komplikasyonu, gözlerin tamamen kapatılamamasıdır. Zamanla gözün kapanması normal seviyesine ulaşır.

Rehabilitasyon sürecinde ortaya çıkabilecek olası yan etkiler
Hekiminiz, göz çevrenize uygulamanız için size bir merhem reçete edecektir. Merhemi uyguladıktan sonra geçici olarak bulanık görmeniz normaldir; endişelenmenize gerek yoktur.
Operasyon tamamlandıktan sonra gözkapağınız Omnistrip bantları ile kapatılacaktır. Bu bantlar görmenize engel teşkil etmeyecektir. Gözkapaklarını kapatan bu bantlardan sızıntı olması ve hafif kanama görülmesi normaldir. Aşırı efor, öksürme ve hapşırma kanamayı artırabilir.
Prosedürden sonraki ilk birkaç gün içinde göz çevresinde gerginlik hissi, batma ve yanma meydana gelebilir.
Hem üst hem de alt göz kapağı derisi ve deri altı dokusu oldukça ince ve özel anatomik bölgelerdir. Ameliyat sonrasında az veya çok miktarda şişlik ve morluk oluşması son derece doğal bir süreçtir. Bu durum kişiden kişiye değişiklik göstermekle birlikte, bazı hastalarda hafif seyrederken diğerlerinde daha belirgin morluk ve şişlikler görülebilir. Lütfen endişelenmeyiniz. Bu şişlikler ve morluklar ilk 2 gün artış gösterir, 3. günden itibaren ise kademeli olarak azalmaya başlar. Ameliyat sonrasında düzenli olarak buz uygulamasına özen göstermeniz, morluk ve şişliklerin en aza indirilmesine yardımcı olacaktır.
Göz çevresindeki bantlar çıkarıldığında ve dikişler alındığında, göz çevresinde hafif sarımsı morlukların oluşması tamamen doğal bir süreçtir. Bu morluklar günden güne azalarak kaybolacaktır.
İlk haftalarda üst göz kapağı kıvrımında ve alt göz kapağında (kirpiklerin hemen altında) ince, pembe bir çizgi görülebilir.
Bazı durumlarda, gözün dış kenarının bir göz bandı (kantopeksi) yardımıyla askıya alınması gerekebilir. İlk hafta boyunca, bu askılama işlemi nedeniyle gözler hafifçe çekik görünebilir. Bu yöntemin uygulanmasının amacı, gözün yuvarlak bir şekil almasını önlemek ve doğal formunun korunmasını sağlamaktır.
Üst göz kapağı ameliyatlarından sonra, gözde yanma ve batma şeklinde ortaya çıkan ve gözün içinde kum taneleri varmış hissi veren kuru göz şikayetleri görülebilir. Bu durum geçicidir; rahatlama sağlamak amacıyla suni gözyaşı damlaları kullanılabilir.
Göz kapağı ameliyatının geçici bir komplikasyonu, gözlerin tamamen kapatılamamasıdır. Zamanla gözün kapanması normal seviyesine ulaşır.

Rehabilitasyon sürecinde ortaya çıkabilecek olası yan etkiler
Hekiminiz, göz çevrenize uygulamanız için size bir merhem reçete edecektir. Merhemi uyguladıktan sonra geçici olarak bulanık görmeniz normaldir; endişelenmenize gerek yoktur.
Operasyon tamamlandıktan sonra gözkapağınız Omnistrip bantları ile kapatılacaktır. Bu bantlar görmenize engel teşkil etmeyecektir. Gözkapaklarını kapatan bu bantlardan sızıntı olması ve hafif kanama görülmesi normaldir. Aşırı efor, öksürme ve hapşırma kanamayı artırabilir.
Prosedürden sonraki ilk birkaç gün içinde göz çevresinde gerginlik hissi, batma ve yanma meydana gelebilir.
Hem üst hem de alt göz kapağı derisi ve deri altı dokusu oldukça ince ve özel anatomik bölgelerdir. Ameliyat sonrasında az veya çok miktarda şişlik ve morluk oluşması son derece doğal bir süreçtir. Bu durum kişiden kişiye değişiklik göstermekle birlikte, bazı hastalarda hafif seyrederken diğerlerinde daha belirgin morluk ve şişlikler görülebilir. Lütfen endişelenmeyiniz. Bu şişlikler ve morluklar ilk 2 gün artış gösterir, 3. günden itibaren ise kademeli olarak azalmaya başlar. Ameliyat sonrasında düzenli olarak buz uygulamasına özen göstermeniz, morluk ve şişliklerin en aza indirilmesine yardımcı olacaktır.
Göz çevresindeki bantlar çıkarıldığında ve dikişler alındığında, göz çevresinde hafif sarımsı morlukların oluşması tamamen doğal bir süreçtir. Bu morluklar günden güne azalarak kaybolacaktır.
İlk haftalarda üst göz kapağı kıvrımında ve alt göz kapağında (kirpiklerin hemen altında) ince, pembe bir çizgi görülebilir.
Bazı durumlarda, gözün dış kenarının bir göz bandı (kantopeksi) yardımıyla askıya alınması gerekebilir. İlk hafta boyunca, bu askılama işlemi nedeniyle gözler hafifçe çekik görünebilir. Bu yöntemin uygulanmasının amacı, gözün yuvarlak bir şekil almasını önlemek ve doğal formunun korunmasını sağlamaktır.
Üst göz kapağı ameliyatlarından sonra, gözde yanma ve batma şeklinde ortaya çıkan ve gözün içinde kum taneleri varmış hissi veren kuru göz şikayetleri görülebilir. Bu durum geçicidir; rahatlama sağlamak amacıyla suni gözyaşı damlaları kullanılabilir.
Göz kapağı ameliyatının geçici bir komplikasyonu, gözlerin tamamen kapatılamamasıdır. Zamanla gözün kapanması normal seviyesine ulaşır.
İyileşme Sürecinde Yara İzi Tedavisi
Ameliyattan 21 gün, yani üç hafta sonra iz tedavisine başlanmalı ve bu tedaviye en az üç ay boyunca devam edilmelidir. En ideal sonuç için tedavinin altı ay sürmesi önerilir. Ameliyattan sonraki bir yıla kadar olan süreçte izin görünümünün henüz istenen düzeye ulaşmamış olması tamamen doğal bir durumdur. Bu durum endişe yaratmamalı ve tedaviyi yarıda kesme nedeni olmamalıdır. Düzenli olarak bakımı yapılan ve tedavi edilen bir yara dokusu, tedavi edilmeyen duruma kıyasla çok daha sağlıklı ve estetik bir görünüm kazanacaktır.
Bio-Oil sabah ve akşam temizlenmiş cilde uygulanmalı ve yara izinin üzerine masaj yapılarak yedirilmelidir. Açık yaralar bu yara izi tedavisinin dışındadır.
Sabahleyin Bio-Oil cilt tarafından tamamen emildikten sonra, üzerine silikon bazlı bir merhem uygulanır. Çoğu silikon jel kremi aynı etken maddelere sahiptir. Bu nedenle, eczacınızdan "yara izi tedavisi için silikon bazlı bir merhem" istemeniz yeterli olacaktır.
Bio-Oil'in aksine, silikon jel bir yapıştırıcı gibi ince bir tabaka halinde ve masaj yapmadan uygulanmalıdır. Silikon jel yarayı kaplayarak şişmesini önler. Bu nedenle, jelin yara izini tamamen kaplayacak şekilde düzgün ve eksiksiz bir yüzey halinde uygulanmasına özen gösterilmelidir.
Akşamları Bio-Oil üzerine bir silikon tabaka yerleştirilmelidir. Silikon jel tabakalar yeniden kullanılabilir özelliktedir ve kullanım ömürlerini iki hafta veya daha fazla süreye uzatmak için su ve sabunla yıkanabilirler. Silikon jeller gibi etki gösterirler ancak çok daha etkilidirler. Silikon tabakalar, yara tamamen iyileştikten veya kesideki dikişler alındıktan hemen sonra yara izinin üzerine uygulanır. Silikon tabaka tedavisi günde 24 saat boyunca etki gösterdiğinden, alternatif olan silikon jele kıyasla belirgin şekilde daha etkilidir. Bununla birlikte, yara izi üzerinde günde 8 ila 12 saat boyunca etki etmesi sağlandığı sürece krem ile yapılan tedavinin de aynı derecede başarılı olduğu kabul edilmektedir.
Yara izi tedavisinin başarısındaki en belirleyici faktörlerden biri cildin genel durumudur. Sağlıklı bir cilt yapısı için ise doğru beslenme hayati önem taşır. Çinko ve C vitamini takviyelerinin kullanımı, yara iyileşme sürecini belirgin ölçüde hızlandırmaktadır.
Ameliyat iplikleri 6 ay içinde kendiliğinden eridiği için, bu bölgelerde reaksiyon olarak akne benzeri küçük yaralar oluşabilir. Bu durum, iyileşme sürecinin son derece doğal bir parçasıdır. Söz konusu açık yaraların üzerine yara izi tedavisi uygulanmamalı, bunun yerine antibiyotikli krem sürülmelidir.
Klinik ekibimiz, size en uygun kremi veya doğru ilacı seçmeniz konusunda size destek olmaktan mutluluk duyacaktır.
İyileşme Sürecinde Yara İzi Tedavisi
Ameliyattan 21 gün, yani üç hafta sonra iz tedavisine başlanmalı ve bu tedaviye en az üç ay boyunca devam edilmelidir. En ideal sonuç için tedavinin altı ay sürmesi önerilir. Ameliyattan sonraki bir yıla kadar olan süreçte izin görünümünün henüz istenen düzeye ulaşmamış olması tamamen doğal bir durumdur. Bu durum endişe yaratmamalı ve tedaviyi yarıda kesme nedeni olmamalıdır. Düzenli olarak bakımı yapılan ve tedavi edilen bir yara dokusu, tedavi edilmeyen duruma kıyasla çok daha sağlıklı ve estetik bir görünüm kazanacaktır.
Bio-Oil sabah ve akşam temizlenmiş cilde uygulanmalı ve yara izinin üzerine masaj yapılarak yedirilmelidir. Açık yaralar bu yara izi tedavisinin dışındadır.
Sabahleyin Bio-Oil cilt tarafından tamamen emildikten sonra, üzerine silikon bazlı bir merhem uygulanır. Çoğu silikon jel kremi aynı etken maddelere sahiptir. Bu nedenle, eczacınızdan "yara izi tedavisi için silikon bazlı bir merhem" istemeniz yeterli olacaktır.
Bio-Oil'in aksine, silikon jel bir yapıştırıcı gibi ince bir tabaka halinde ve masaj yapmadan uygulanmalıdır. Silikon jel yarayı kaplayarak şişmesini önler. Bu nedenle, jelin yara izini tamamen kaplayacak şekilde düzgün ve eksiksiz bir yüzey halinde uygulanmasına özen gösterilmelidir.
Akşamları Bio-Oil üzerine bir silikon tabaka yerleştirilmelidir. Silikon jel tabakalar yeniden kullanılabilir özelliktedir ve kullanım ömürlerini iki hafta veya daha fazla süreye uzatmak için su ve sabunla yıkanabilirler. Silikon jeller gibi etki gösterirler ancak çok daha etkilidirler. Silikon tabakalar, yara tamamen iyileştikten veya kesideki dikişler alındıktan hemen sonra yara izinin üzerine uygulanır. Silikon tabaka tedavisi günde 24 saat boyunca etki gösterdiğinden, alternatif olan silikon jele kıyasla belirgin şekilde daha etkilidir. Bununla birlikte, yara izi üzerinde günde 8 ila 12 saat boyunca etki etmesi sağlandığı sürece krem ile yapılan tedavinin de aynı derecede başarılı olduğu kabul edilmektedir.
Yara izi tedavisinin başarısındaki en belirleyici faktörlerden biri cildin genel durumudur. Sağlıklı bir cilt yapısı için ise doğru beslenme hayati önem taşır. Çinko ve C vitamini takviyelerinin kullanımı, yara iyileşme sürecini belirgin ölçüde hızlandırmaktadır.
Ameliyat iplikleri 6 ay içinde kendiliğinden eridiği için, bu bölgelerde reaksiyon olarak akne benzeri küçük yaralar oluşabilir. Bu durum, iyileşme sürecinin son derece doğal bir parçasıdır. Söz konusu açık yaraların üzerine yara izi tedavisi uygulanmamalı, bunun yerine antibiyotikli krem sürülmelidir.
Klinik ekibimiz, size en uygun kremi veya doğru ilacı seçmeniz konusunda size destek olmaktan mutluluk duyacaktır.
İyileşme Sürecinde Yara İzi Tedavisi
Ameliyattan 21 gün, yani üç hafta sonra iz tedavisine başlanmalı ve bu tedaviye en az üç ay boyunca devam edilmelidir. En ideal sonuç için tedavinin altı ay sürmesi önerilir. Ameliyattan sonraki bir yıla kadar olan süreçte izin görünümünün henüz istenen düzeye ulaşmamış olması tamamen doğal bir durumdur. Bu durum endişe yaratmamalı ve tedaviyi yarıda kesme nedeni olmamalıdır. Düzenli olarak bakımı yapılan ve tedavi edilen bir yara dokusu, tedavi edilmeyen duruma kıyasla çok daha sağlıklı ve estetik bir görünüm kazanacaktır.
Bio-Oil sabah ve akşam temizlenmiş cilde uygulanmalı ve yara izinin üzerine masaj yapılarak yedirilmelidir. Açık yaralar bu yara izi tedavisinin dışındadır.
Sabahleyin Bio-Oil cilt tarafından tamamen emildikten sonra, üzerine silikon bazlı bir merhem uygulanır. Çoğu silikon jel kremi aynı etken maddelere sahiptir. Bu nedenle, eczacınızdan "yara izi tedavisi için silikon bazlı bir merhem" istemeniz yeterli olacaktır.
Bio-Oil'in aksine, silikon jel bir yapıştırıcı gibi ince bir tabaka halinde ve masaj yapmadan uygulanmalıdır. Silikon jel yarayı kaplayarak şişmesini önler. Bu nedenle, jelin yara izini tamamen kaplayacak şekilde düzgün ve eksiksiz bir yüzey halinde uygulanmasına özen gösterilmelidir.
Akşamları Bio-Oil üzerine bir silikon tabaka yerleştirilmelidir. Silikon jel tabakalar yeniden kullanılabilir özelliktedir ve kullanım ömürlerini iki hafta veya daha fazla süreye uzatmak için su ve sabunla yıkanabilirler. Silikon jeller gibi etki gösterirler ancak çok daha etkilidirler. Silikon tabakalar, yara tamamen iyileştikten veya kesideki dikişler alındıktan hemen sonra yara izinin üzerine uygulanır. Silikon tabaka tedavisi günde 24 saat boyunca etki gösterdiğinden, alternatif olan silikon jele kıyasla belirgin şekilde daha etkilidir. Bununla birlikte, yara izi üzerinde günde 8 ila 12 saat boyunca etki etmesi sağlandığı sürece krem ile yapılan tedavinin de aynı derecede başarılı olduğu kabul edilmektedir.
Yara izi tedavisinin başarısındaki en belirleyici faktörlerden biri cildin genel durumudur. Sağlıklı bir cilt yapısı için ise doğru beslenme hayati önem taşır. Çinko ve C vitamini takviyelerinin kullanımı, yara iyileşme sürecini belirgin ölçüde hızlandırmaktadır.
Ameliyat iplikleri 6 ay içinde kendiliğinden eridiği için, bu bölgelerde reaksiyon olarak akne benzeri küçük yaralar oluşabilir. Bu durum, iyileşme sürecinin son derece doğal bir parçasıdır. Söz konusu açık yaraların üzerine yara izi tedavisi uygulanmamalı, bunun yerine antibiyotikli krem sürülmelidir.
Klinik ekibimiz, size en uygun kremi veya doğru ilacı seçmeniz konusunda size destek olmaktan mutluluk duyacaktır.
Rehabilitasyon Sürecine İlişkin Önemli Bilgiler
Ameliyat sonrasındaki dönemde, kesi bölgesi koruma amacıyla Omnistrips (tıbbi bantlar) ile kapatılır. Bu bantların kullanılmasındaki amaç, dikiş hattındaki gerginliği en aza indirmek ve yara izi oluşumunu azaltıcı bir etki sağlamaktır. Ayrıca, Omnistrips bantları 2 hafta sonra duş alırken çıkarılabilir. Duş altında çıkarılmasının nedeni, suyun ciltteki yapışkan dokuyu gevşetmesidir. Bantları yavaşça ve hassas bir şekilde soymalısınız. Kolayca çıkmıyorsa, cilde zarar vermemek veya kesiyi tekrar açmamak için lütfen çok fazla çekmekten kaçının.
Dikişlerin, ameliyattan 1 hafta sonra ülkenizdeki bir sağlık kuruluşunda alınması gerekmektedir.
Gerekli önlemleri doğru ve zamanında aldığınız takdirde iyileşme süreciniz son derece konforlu geçecektir. Unutmayın ki, kendinizi iyi hissetseniz bile, ameliyat sonrası süreci doğru bir şekilde yönetmek en az ameliyatın kendisi kadar büyük önem taşımaktadır.
Rehabilitasyon Sürecine İlişkin Önemli Bilgiler
Ameliyat sonrasındaki dönemde, kesi bölgesi koruma amacıyla Omnistrips (tıbbi bantlar) ile kapatılır. Bu bantların kullanılmasındaki amaç, dikiş hattındaki gerginliği en aza indirmek ve yara izi oluşumunu azaltıcı bir etki sağlamaktır. Ayrıca, Omnistrips bantları 2 hafta sonra duş alırken çıkarılabilir. Duş altında çıkarılmasının nedeni, suyun ciltteki yapışkan dokuyu gevşetmesidir. Bantları yavaşça ve hassas bir şekilde soymalısınız. Kolayca çıkmıyorsa, cilde zarar vermemek veya kesiyi tekrar açmamak için lütfen çok fazla çekmekten kaçının.
Dikişlerin, ameliyattan 1 hafta sonra ülkenizdeki bir sağlık kuruluşunda alınması gerekmektedir.
Gerekli önlemleri doğru ve zamanında aldığınız takdirde iyileşme süreciniz son derece konforlu geçecektir. Unutmayın ki, kendinizi iyi hissetseniz bile, ameliyat sonrası süreci doğru bir şekilde yönetmek en az ameliyatın kendisi kadar büyük önem taşımaktadır.
Rehabilitasyon Sürecine İlişkin Önemli Bilgiler
Ameliyat sonrasındaki dönemde, kesi bölgesi koruma amacıyla Omnistrips (tıbbi bantlar) ile kapatılır. Bu bantların kullanılmasındaki amaç, dikiş hattındaki gerginliği en aza indirmek ve yara izi oluşumunu azaltıcı bir etki sağlamaktır. Ayrıca, Omnistrips bantları 2 hafta sonra duş alırken çıkarılabilir. Duş altında çıkarılmasının nedeni, suyun ciltteki yapışkan dokuyu gevşetmesidir. Bantları yavaşça ve hassas bir şekilde soymalısınız. Kolayca çıkmıyorsa, cilde zarar vermemek veya kesiyi tekrar açmamak için lütfen çok fazla çekmekten kaçının.
Dikişlerin, ameliyattan 1 hafta sonra ülkenizdeki bir sağlık kuruluşunda alınması gerekmektedir.
Gerekli önlemleri doğru ve zamanında aldığınız takdirde iyileşme süreciniz son derece konforlu geçecektir. Unutmayın ki, kendinizi iyi hissetseniz bile, ameliyat sonrası süreci doğru bir şekilde yönetmek en az ameliyatın kendisi kadar büyük önem taşımaktadır.

2008'den beri danışma merkezi.
2012'den beri TÜV onaylı
Sizi kliniğimizde ağırlamaktan mutluluk duyarız.
2008'den beri hizmet veren danışma merkezimiz
Herrenstrasse 14 D-76437 Rastatt
Pazartesi - Cuma 09:00 - 18:00 saatleri arası
Cumartesi: 10:00 - 14:00 saatleri arası
Ücretsiz Danışma Hattı: 0800 900 24 24
Danışma Merkezi:
+90 216 693 10 34

2008'den beri danışma merkezi.
2012'den beri TÜV onaylı
Sizi kliniğimizde ağırlamaktan mutluluk duyarız.
2008'den beri hizmet veren danışma merkezimiz
Herrenstrasse 14 D-76437 Rastatt
Pazartesi - Cuma 09:00 - 18:00 saatleri arası
Cumartesi: 10:00 - 14:00 saatleri arası
Ücretsiz Danışma Hattı: 0800 900 24 24
Danışma Merkezi:
+90 216 693 10 34
Telif Hakkı © Beauty Travels 24 2026

2008'den beri danışma merkezi.
2012'den beri TÜV onaylı

